
İş sözleşmeleri
Sözleşmenin kurulması, çalışma koşullarındaki değişiklikler ve sözleşmenin sona ermesi ayrı hukuki sonuçlar doğurabilir.
İşçilik alacakları
Ücret, fazla çalışma, yıllık izin ve tazminat talepleri çalışma süresi ile bordro ve diğer kayıtlara göre incelenir.
Fesih ve işe iade
Fesih bildiriminin içeriği, işyerinin ve çalışanın koşulları ile kanuni başvuru süreleri birlikte ele alınır.
İş kazaları
Olay kayıtları, sağlık belgeleri, kusur ve zarar unsurları ayrı ayrı değerlendirilir.
İş ilişkisi hangi kayıtlardan anlaşılır?
Bir uyuşmazlıkta önce kimin kimin yanında, hangi tarihler arasında ve hangi işi yaptığı belirlenir. Sözleşmede yazan unvan bu sorunun tek cevabı değildir. Ücret bordrosu, SGK hizmet dökümü, banka hareketi, puantaj, vardiya çizelgesi ve işyerindeki yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde fiilî çalışma düzeni daha açık görülebilir.
İşçinin bir şirketin bordrosunda görünmesine rağmen başka bir işyerinde çalışması hâlinde asıl işveren–alt işveren ilişkisi ayrıca incelenir. Böyle bir ilişkide sorumluluğu yalnız bordrodaki işveren adına bakarak belirlemek doğru olmaz. İşin kim tarafından yönetildiği, hangi sözleşmeyle görüldüğü ve çalışmanın nerede gerçekleştiği önem taşır.
Başlangıç ve bitiş tarihleri kadar ara verilen dönemler de kayda geçirilmelidir. İş değişikliği, işyeri devri veya aynı yerde farklı şirket adlarıyla çalışma, alacak ve süre hesabını etkileyebilir. Bu nedenle uyuşmazlık, tek bir belgeye indirgenmeden kronolojik olarak kurulmalıdır.
Çalışma dönemi ve talebin konusu
İşyerinin adı, yaptığınız iş ve çalışmanın başlangıç–bitiş tarihleri kısa bir görüşme notunun ilk satırlarını oluşturabilir. Aynı işyerinde farklı şirket adlarıyla çalıştıysanız veya çalışma döneminde ara verdiyseniz bu bilgileri ayrı yazın.
Talebinizi de bu zaman çizelgesine yerleştirin: çalışma koşullarındaki bir değişiklik, belirli bir dönemin ödemesi ya da işten ayrılma. Sözleşmede yazan bilgi ile fiilen yaşanan durumu kendi notunuzda birbirinden ayırabilirsiniz.
- Hangi tarihler arasında, nerede ve hangi işi yaptınız?
- Talep hangi çalışma dönemine ilişkin?
Sözleşmenin türü ve çalışma koşulları
Belirsiz ve belirli süreli sözleşme, tam ve kısmi süreli çalışma, çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma aynı koşullara tabi değildir. Bir sözleşmeye “belirli süreli” yazılmış olması, kanunun aradığı nedenler yoksa ilişkiyi kendiliğinden o türde kurmaz. Deneme kaydı da tarafların bütün hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Görev, işyeri, ücret veya çalışma düzeninde değişiklik önerildiğinde önce mevcut koşulun nereden doğduğu saptanır: sözleşme, işyeri uygulaması, toplu iş sözleşmesi veya başka bir düzenleme. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi esaslı değişiklik için özel bir usul öngörür. Yazılı bildirim, işçinin cevabı ve değişikliğin fiilen ne zaman uygulandığı bu nedenle önemlidir.
Bir uyuşmazlıkta işçinin talebinin ne olduğu da netleştirilmelidir: eski koşulun uygulanması mı, ödenmeyen farklar mı, yoksa sözleşmenin sona ermesiyle bağlantılı bir hak mı? Aynı olay farklı başvuru yollarını gündeme getirebilir; yol seçimi belgeler görüldükten sonra yapılır.
Ücret, fazla çalışma ve izin hesabı
“Ücretim eksik ödendi” ifadesi tek bir alacak kalemini anlatmayabilir. Asıl ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile kullanılmayan yıllık izin ayrı koşullara göre incelenir. Önce hangi ayda ne kadar çalışma yapıldığı ve karşılığında hangi ödeme bulunduğu karşılaştırılır. Bordro ile banka kaydı birbirini tamamlayabilir; birinde görünen ödeme ötekinin hangi döneme ait olduğunu her zaman açıklamaz.
Fazla çalışma iddiasında günlük giriş–çıkış, vardiya, ara dinlenmesi, işyeri kayıtları ve varsa tanık anlatımları önemlidir. Yıllık izin için hak kazanılan dönem ile fiilen kullanılan izinler ayrılır. İş ilişkisinin sürdüğü dönem ve fesih sonrası talep türü de sonucu değiştirebilir. Bu nedenle yalnız aylık net ücretten hareketle bütün alacakların toplamı güvenilir biçimde hesaplanamaz.
Doğum ve bakım izinlerinde eski tarihli özetlere dayanılmamalıdır. 7578 sayılı Kanun, 2026’da 4857 sayılı Kanun’un 74. maddesindeki doğum sonrası süreyi ve ek 2. maddedeki eşin doğum iznini değiştirdi. İlgili hakkın kapsamı, olay tarihi ve kanundaki geçiş hükmüyle birlikte kontrol edilmelidir.
Ücret ve çalışma kayıtlarıyla hazırlık
Ücret, fazla çalışma veya izinle ilgili görüşmede hangi dönem ve hangi ödeme üzerinde durmak istediğinizi belirtin. Elinizdeki bordroları, banka ödeme kayıtlarını, vardiya ya da çalışma çizelgelerini ilgili aylarla eşleştirebilirsiniz.
Sorunuzun dayanağı bir belgedeyse o belgeyi; sözlü bir bildirim veya fiilî çalışma düzeniyse kendi açıklamanızı ayrı hazırlayın. Henüz elinizde bulunmayan kayıtları da not edebilirsiniz. Bu sayfadaki mevcut alacak açıklamaları, görüşme başlıklarını birbirinden ayırmanıza yardımcı olur.
- Hangi ayın ücreti veya hangi çalışma günü tartışılıyor?
- İlgili döneme ait ödeme ve çalışma kaydı var mı?
- Kullanılan izinler hakkında elinizde hangi belgeler bulunuyor?
Fesihte gerekçe ve bildirim
İş ilişkisinin nasıl sona erdiği, talep edilebilecek hakların başlangıç noktasıdır. İşveren feshi, işçi feshi, tarafların anlaşması, belirli süreli sözleşmenin sona ermesi ve işyeri devri birbirinin yerine yazılamaz. Fesih bildirimi, tebliğ tarihi, bildirilen gerekçe, çıkış kodu ve fiilî ayrılış günü karşılaştırılmalıdır.
İhbar sürelerine bağlı bildirimli fesih ile haklı nedenle derhâl fesih farklı kurallardır. Ücretin ödenmemesi, davranış veya performans iddiası, sağlık nedeni ve işyerinin kapanması gibi durumlar tek bir kalıpla çözülemez. İşverenin gerekçeyi hangi belgelerle desteklediği ve işçiden savunma alınıp alınmadığı bazı uyuşmazlıklarda belirleyici olabilir.
Kıdem ve ihbar tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücreti ya da ödenmeyen çalışma alacakları aynı fesih dosyasında birlikte gündeme gelebilir; yine de her kalemin koşulu ve hesabı ayrıdır. Bir internet hesaplayıcısındaki tutar, dosya kayıtlarının yerini tutmaz.
Fesih yazısı ve işe iade sorusu
İşten ayrılma veya çıkarılma hakkında görüşecekseniz bildirimin nasıl ve hangi tarihte ulaştığını not edin. Yazılı bildirim, işten ayrılış kaydı ve varsa konuya ilişkin yazışmalarınızı birlikte hazırlayabilirsiniz.
İşe dönüş, ödenmemiş alacak veya fesihle ilgili başka bir konu hakkında mı görüşmek istediğinizi ayrıca belirtin. Daha önce arabuluculuğa başvurulduysa mevcut başvuru ve tutanakları da belge grubuna ekleyebilirsiniz.
İşe iade ve arabuluculukta yol ayrımı
İşe iade talebi, her fesih uyuşmazlığında açık bir yol değildir. İşyerindeki işçi sayısı, çalışma süresi, sözleşmenin niteliği ve işçinin konumu gibi 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesindeki koşullar önce incelenir. Fesih bildiriminin gerekçesi ile tebliğ tarihi, sonraki sürenin hesabı bakımından ayrıca önem taşır.
İşe iade koşulları oluşuyorsa 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmasını öngörür. Anlaşma olmazsa son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde dava açılabilmesi düzenlenmiştir. Bu süreler kişiye ait tarihlerle hesaplanmalıdır; “önce görüşelim, sonra bakarız” denilerek ertelenmemelidir.
Ücret, tazminat ve diğer işçilik alacaklarında dava şartı arabuluculuğun kapsamı 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda ayrıca düzenlenir. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan talepler ise aynı arabuluculuk kuralına otomatik olarak sokulmamalıdır. Hangi yolun uygulanacağı, talebin hukukî niteliğine göre belirlenir.
İş kazası veya meslek hastalığında farklı bir dosya
İş kazası kaydı bulunduğunda önce olayın nasıl gerçekleştiği ve 5510 sayılı Kanun bakımından bildirimlerin yapılıp yapılmadığı incelenir. Olay yeri tutanağı, kamera kaydı, vardiya bilgisi, tanık anlatımı, SGK kayıtları ve sağlık belgeleri aynı sorunun farklı parçalarıdır. Meslek hastalığında ise maruziyet süresi ve tıbbi değerlendirme ayrıca önem taşır.
Tedavi gideri, geçici veya sürekli çalışma gücü kaybı, ölüm hâlinde yakınların desteğe ilişkin talepleri ve manevî zarar aynı olayda gündeme gelebilir. Bunların her biri için zarar, nedensellik, sorumluluk ve daha önce yapılan ödemeler ayrı incelenir. Tek bir “iş kazası tazminatı” rakamı vermek, dosyadaki bu ayrımları gizler.
SGK’nın yaptığı ödeme ile işverene veya başka bir sorumluya yöneltilecek talep arasındaki ilişki somut dosyada değerlendirilir. Raporun henüz kesinleşmediği veya tedavinin sürdüğü bir aşamada gelecekteki kayıp hakkında kesin tutar açıklanamaz.
İş kazasından sonra tazminat konusunu ayrıca incelemek için İş Kazası Sonrası Tazminat Süreci yazısını okuyabilirsiniz.
İş kazası veya meslek hastalığı için görüşme
Bu konudaki görüşmeye hazırlanırken olay tarihini, çalışma bilgilerini ve mevcut sağlık belgelerini ayrı bir dosyada toplayabilirsiniz. İşyerine veya SGK’ya yapılan bildirimler, olay kayıtları ve daha önceki başvurular elinizdeyse bunları da belirtin.
Konuşmak istediğiniz soruyu mevcut belgelerle ilişkilendirin: olayın kaydı, sağlık sürecine ait bir rapor veya daha önce yapılmış bir ödeme. Genel işçilik alacağı başlıklarından farklı olan mevcut iş kazası açıklaması ve ilgili yayın bu sayfada bulunur.
İşverenin aldığı talep için görüşme
İşverene ulaşan talep ve belgeler
Bir çalışan veya eski çalışanın ilettiği talep hakkında görüşmek isteyen işveren, önce talep yazısını ve konunun ait olduğu çalışma dönemini hazırlayabilir. Ücret, çalışma süresi ve fesihle ilgili iddiaları ayrı başlıklar altında not etmek, görüşmenin gündemini belirginleştirir.
Sözleşme, bordro, ödeme kaydı ve bildirimlerden hangilerinin elinizde bulunduğunu belirtin. Karşı tarafın anlatımıyla kendi kayıtlarınızın farklılaştığını düşündüğünüz noktaları da hangi belgeye dayandığıyla birlikte yazabilirsiniz.
Görüşmeden önce hangi soruları netleştirelim?
İşe giriş ve ayrılış tarihleri, son görev, ücretin ödenme biçimi, fesih yazısının nasıl ulaştığı ve daha önce arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı kısa bir zaman çizelgesine yerleştirilebilir. İş kazası varsa olay tarihi, sağlık süreci ve SGK işlemleri de eklenir. Bu çerçeve, hangi belgelerin gerekli olduğunu görüşmede belirlemeyi kolaylaştırır.
Belge türleri arasında sözleşme, bordro, banka kaydı, SGK hizmet dökümü, vardiya çizelgesi, fesih bildirimi ve arabuluculuk son tutanağı bulunabilir. Her dosyada hepsi gerekmez. Özellikle işe iade gibi süreye bağlı bir başvuru düşünülüyorsa fesih bildiriminin tebliğ tarihi en başta saptanmalıdır.
